Mevlana ya ait ve Mevlana ya yazılan tüm şiirler bu başlık altında toplanmıştır. Mevlanayı merak edenler onun hakkında şiirlerden faydalanmak isteyenler bu şiirleri okuyabilir kendi şiirlerini yorum olarak ekleyebilir ve yeni şiirlerden haberdar olabilir
Bu Yazı Toplamda: 86.360 Bugün ise 1 kez Okundu
Yazar Konyakent Editör on Temmuz 27, 2009, filed in: Mevlana nın Eserleri







ŞEMS-Î MEVLÂNA
İlahi aşk ile tutuşan gönüller,
Biri Şems idi biri Mevlana.
Işığın etrafında iki pervane,
Biri Şems idi biri Mevlana.
Patlayan bir volkan ki aşmış bendini,
Ateş Şems idi volkan Mevlana.
Öyle bir püskürdü savruldu ateşi,
Yaktı gönülleri,yandı Mevlana.
AŞIKLAR SULTANI HZ. MEVLANA’YA
Âşılar sultanısın
Sadıklar burhanısın
Dertliler dermanısın
Ya Mevlâna Mevlâna
Mâna kapısının çaldın
Ordan ummana daldın
Gönül ehline yandın
Ya Mevlâna Mevlâna
Maşuk hallere koydu
Gönül sevgiyle doldu
Dünya sarrafı oldu
Ya Mevlâna Mevlâna
Sohbet hırkasın giydi
Semâ’da boyun eğdi
Cümle mahlukat sevdi
Ya Mevlâna Mevlâna
Keşfi ilimden arslan
Hak’kın beytine yaslan
Gönül yanmada uslan
Ya Mevlâna Mevlâna
SEVGİ DİLİ DOSTLUK ELİ MEVLANA
Sevgi dili dostluk eli Mevlana,
Merhametin gül yüreği Mevlana,
Yesevinin dergahından Mevlana,
Bahçelerden yeni çiçek sun ona.
Dört kıtaya nam salışta Mevlana,
Mutluluğa koşan yolda Mevlana,
Düşkünlere yeten kolda Mevlana,
Bahçelerden yeni çiçek sun ona.
Allah için dönüp duran Mevlana,
Dostluk için yürek sunan Mevlana,
Dört kıtaya bağlar kuran Mevlana,
Bahçelerden yeni çiçek sun ona.
DÖN MEVLANA
Kimse karışmadan işine
Dön gayrı Mevlana Mevlana
Geçip gidiyor bak, yaşına
Dön gayrı Mevlana Mevlana
Başından saçın dökülmeden
Çürümüş dişin sökülmeden
Eğrilip belin bükülmeden
Dön gayrı Mevlana Mevlana
Kalbin tekleyip de atmadan
Dostların bırakıp gitmeden
Kısacıktır ömrün bitmeden
Dön gayrı Mevlana Mevlana
Helale haram katılmadan
Yusuf kuyuya atılmadan
Yunus balığa yutulmadan
Dön gayrı Mevlana Mevlana
ÇAĞIRIYOR MEVLANA
Çağırıyor Mevlana,
Ne olursan gel diyor
Uysana çağrısına
Gelsene Mevlana’ya
Yüzbin kere tövbe et,
Bozmuş olsan gene gel
Değildir ümitsizlik;
Kapısı Mevlana’nın
Asırlar geçmiş hala,
Çağrı tüm insanlara,
Sesleniyor Mevlana,
Asırlar öncesinden
Kardeşliğe, dostluğa
Barışa, mutluluğa
Konuşup anlaşmaya
Çağırıyor Mevlana
Gezsen bütün dünyayı,
Görmelisin mutlaka
Konya’yı Mevlana’yı
Mevlana der ki: Önce;
SANA GELDİM MEVLANA
Sana geldim Mevlana…
Düştüm yollara Fatiha’larla
Önümde yemyeşil ışıktan bir iz
Yıkanmış yaprak gibi tertemiz
Sana geldim Mevlana…
Herşey öylesine mağrur,sessiz,tertemiz
Geçmiş asırlardan beri tertemiz
Bir el dokundurursam sandukalara
Uyanır Horasan erleri
Sana geldim Mevlana…
Divan durdum önünde, duygulu, sessiz
İçimde ne hasret, ne gül, ne bülbül
Şimdi ezan nur alem, nur Konya
İşte sabır, işte aşk, işte tevekkül
Sen bilirsin Mevlana…
MEVLÂNA
Selâm sana pirler piri Mevlâna
Oldum sevginin esiri Mevlâna.
Geldi semâ semâ vecd ile Şah’a
Ben gibi hâkirin biri Mevlâna.
Sencileyin mürid oldum Seyyid’e
Arındı gönlümün kiri Mevlâna.
Şems-i Tebrizî ki ışıktır bize
Bahşetse n’ola iksiri Mevlâna.
D-III
Yatırırken bu sedef kakmalı şimşir beşiğe
Neyle kundakladılar Hazret-i Mevlânâ’yı?
Perdelerden taşırıp neyleri çığlık çığlık
Neyle kundakladılar Hazret-i Mevlânâ’yı.
Bir, ipekten ve köpükten yaratılmış yumuşak
Tüyle kundakladılar Hazret-i Mevlânâ’yı.
Kıyılardan, ovalardan dererek inciyle,
Çiyle kundakladılar Hazret-i Mevlânâ’yı.
Gece, mehtâbı elekten geçirip kirpikler
Ayla kundakladılar Hazret-i Mevlânâ’yı.
MEVLANA GAZELİ
Muhammed yoluna, yolcu Mevlâna,
Anadolu yurdunun, rûhu Mevlâna.
İsâ’dan Musa’dan, aşkın, ateşin,
Nice pervâneler, yaktı Mevlâna.
Mesnevi’n, kutlu nefes, tüm insanlığa,
Döne döne “semâ”larda Mevlâna.
Hoşgörünün tâcı tahtı kim ola?
Dünyalarda senden başka Mevlâna.
SAL GÖNLÜNÜ MEVLANA’YA
Mevlana’ya Mevlana’ya
Sal gönlünü Mevlana’ya
Huzur nedir bilmediysen
Sal gönlünü Mevlana’ya
İster bu, ister o dinden
İstersen ol dinsizinden
Yeter ki ol sen Adem’den
Sal gönlünü Mevlana’ya
İstersen boz sen tövbeni
Kere değil, kerelerce
Umudun bittiği yerde
Sal gönlünü Mevlana’ya
Hak adalet bilmediysen
Tartıyı tam tartmadıysan
Yanlışlardan dönmediysen
Sal gönlünü Mevlana’ya
Hep ham olup, çiy kaldınsa
Olgunlaşıp pişmedinse
Nefsin ıslah etmedinse
Sal gönlünü Mevlana’ya
KABUL ET
Vakar kulun sana yandı Mevlana,
Fecaatliyim sendin benim düşküm,
Değer bilen bu Mehmet’ini,
Dergâhına kabul et, güzel Mevlana’m
Ne zevatlar var yanında,
Hepsi güzellikler içinde bir ahenk,
Bende istiyorum varlığınla sana malik,
Varlığımı kabul et, güzel Mevlana’m
Ahmet Yesevi, Tabtuk Emre, Yunus,
Hacı Bektaşi-ı Veli, Selahaddin ve Tebriz-i,
800 yıllık öyküde ne güzel ektiler sevgi tohumlarını,
Fidanlığına kabul et, güzel Mevlana’m
SIR DER MEVLANA
İster Mecusi ol ister putperest
Yine bu kapıya gel der Mevlana
Bu dergâh açıktır girmeli herkes
Sözümdeki hikmet sır der Mevlana
Her kula açıktır bizim soframız
Şemsettin tebrizi idi hocamız
Hep semah döneriz haktır kıblemiz
Destur al dergâha er der Mevlana
Ümmeti mübine dedi kardaşım
Hacı bayram velilerdi sırdaşım
Daima Mevla ya eğiktir başım
Hakikat kapısını gör der Mevlana
Hacı Bektaşıdı ol bülbül dilli
Gönül bahçeleri lale sümbüllü
Hem de hoş görülü alçak gönüllü
Hakkın kapısına dön der Mevlana
MEVLANA’YLA TANIŞALIM
Aktı Mevla ırmağında
Coştu Mevla otağında
Erdi Mevla dergahında
Mevlana’yla tanışalım.
Bir yarıştı yaşam yolu
Büyütmedi nefsi onu
Rab’la doldu sağı solu
Mevlana’yla tanışalım.
Nebat, mahluk, insan oldu
Çok kez öldü, çok kez doğdu
Korkuttu mu ölüm O’nu
Mevlana’yla tanışalım.
Yetmiş üç milletle vardı
Kimi sövdü, kimi saydı
Sövene de gül uzattı
Mevlana’yla tanışalım.
Az yemekte himmet buldu
Çok düşündü, az uyudu
Sekiz asra damga vurdu
Mevlana’yla tanışalım.
GEL DİYOR MEVLANA
Büyük Mevlana
Asırlar ötesinde bir çerağ
Güneşi hatırlatan
Pervanesi olmuşum
Her ayrılışım Konya’dan
Güneşten uzaklaşır gibi
İçimde hüzün…
Konya’nın toprağı gül koktu bana
Konya aklıma gelir
Mevlana türbesi gözümde canlanır…
Gel diyor Mevlana
“Bin kere bozsan da tevbeni…”
Çağrısında bin mutluluk bana
Gönül evimde güneşi Mevlana’nın
Binlerce gönülde güneşi Mevlana’nın
Büyük Mevlana
Buldu güneşini
Konya’nın güneşi Mevlana
Dünyanın güneşi Mevlana…
MEVLÂNÂ’NIN RUHUNA GAZEL…
Ey, İlâhî bir aşkın son cevheri Mevlânâ,
Ey, aşkın menba′ ının güçlü eri Mevlânâ..
Rûhundan feyz almayı diliyorum Allah’dan,
Âlemlerin Rabbinin kutlu yâri, Mevlânâ..
Senden ışık almadan bunca yıldır yürüdüm,
Ney sesini duyunca döndüm geri, Mevlânâ..
Mesnevî okuyunca basîretim açıldı,
Unutmuşuz Allah’ı, Peygamberi, Mevlânâ..
Özün aşktan halk olmuş, gözün her dem aşk görür,
Boşluk vardı içimde çoktan beri Mevlânâ..
MEVLANA VE HOŞGÖRÜ
Mevlana değince, aklıma ilk gelir, hoşgörü
İslam Dininin, ana temelidir, hoşgörü
İnsanların kalbini fethetmektir, hoşgörü
Yaratılmışı, yaratandan ötürü sevmektir, hoşgörü
Yıllardır hoşgörünün simgesisin, Ey Mevlana
Ellerimizi göğe değil, açarız Mevla’ma
Konya’dan, Dünyaya ışık tuttun, Ey Mevlana
Dualarımız daim ulaşsın, Mevla’ma
Mevlana, tasavvufun babası
Çok değerlidir, üzerindeki abası
İncelik ondadır, yoktur kabası
Oraya koşuyor, Mevlana kasabası
MEVLANA
Aşkın girdabına tutulmuş
Döner Hakk’a doğru Mevlânâ
Gönüller Hakk’ı onda bulmuş
Gözlerin nuru Mevlânâ
Sevgi bağından bir nehr akar
Üstündeki köprü Mevlânâ.
Bahçesinde hep güller kokar
O güllerin gülü Mevlânâ
Nura boğmuş meşhur beldeyi
Akan gözyaşıyla Mevlânâ
Sevgiyle yoğurmuş her şeyi,
Dağıyla taşıyla Mevlânâ
Aç olan gelsin bu dergâha
Ekmek, su, sevgidir Mevlâna.
Yükselir nuruyla Allah’a
Menzile çizgidir Mevlâ’na
GECELERDE KONYA
Güneşinde bölük bölük yanarım
Bir Mevlana sıcaklığı Konya’da
Memlekete değer, kıymet sayarım
Bir Mevlana serinliği Konya’da
“Mesnevi” ruhuna saygı dururum
Sesini ruhumda duyar olurum
Dalgın dalgın ak göğsüme vururum
Bir Mevlana sarhoşluğu Konya’da
İçimde kabarır kutsal bir dava
Gönül arzu eder, Hak bizi sava
Sokaklarda cuşa girmiş bir hava
Bir Mevlana coşkunluğu Konya’da
Uyandım geceden, açtım perdeyi
Çok derinden bir ses; bana “Gel” deyi
Duygulu gönlüme verdi sevgiyi
Bir Mevlana sevdalığı Konya’da
ONLAR DOSTUN EN GÜZELİ
Mevlana’yı tarif etmek, ariflerin işidir,
Gel diyen Mevlana; bizim özümüzde Mevlana.
Mevlanalar bu milletin gelmişi geçmişidir,
Kars’ta Hasan Harakani, gözümüzde Mevlana.
Onlar birer sevgi bağı, kötülükten beri dir.
Onlar dostun en güzeli,mevlanın eseridir.
Onlar gönüllerde açan, sevgi çiçekleridir.
Dondursada kışlar bizi, yazımızda Mevlana.
Yunus olmuş, eğri odun taşımamış dergâha,
Veysel Karan- gibi,gönül dostu gelmez bir daha,
Fâkirullah, Molla Osman, İbrahim Hakkı, daha…
Evliyalar saf saf olmuş, dizimizde Mevlana.
MEVLANA
Açılın kapılar, yine açılın…
O mevlana, dost rumiye açılın!
Gönüllerin,baştacılı sultanı…
O mevlana, dost rumiye açılın!
Ne büyük alimmiş, ne büyük veli…
O fetheylemiş,bütün gönülleri!
Çağlara sığmamış, sevgiler seli,
O mevlana, rumi dost hazretleri!
İlahi aşkınla, döner semazen…
O senin eserin insana dönen!
Hakkın ateşiyle kül olup sönen,
O mevlana, rumi dost hazretleri!
MEVLÂNA
Sekiz asır önce gelmesi ile,
Değiştirdi bu hayatı Mevlâna.
İlim kervanını sürdü menzile,
Sevgi yaptı meşakkatı Mevlâna.
Doğudan batıya bir yıldız aktı,
Ezelden ebede izler bıraktı,
İslâm’ın nurundan kandiller yaktı,
Aydınlattı kâinatı Mevlâna.
Resul’ün yolundan zerre çıkmadı,
Yapılmışı tamir etti yıkmadı,
Hep çalıştı, usanmadı, bıkmadı,
Halka sundu iltifatı Mevlâna.
İnsan bir olmazsa dışı-içiyle,
Vakit ölür imiş sözün hiçiyle,
Gönüllere kurdu aşk kerpiciyle,
Yıkılmayan saltanatı Mevlâna.